Batman, Doctor Who, Sherlock Holmes, Harry Potter ve daha fazlası...
Ve 12. Doktor Peter Capaldi!
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
-
Televizyon dünyasının son zamanlarda en çok merak edilen sorusu bu akşam yanıtlandı. Matt Smith' in geçen aylarda artık rolü bırakacağını açıklaması üzerine rolü kimin devralacağı büyük bir merak konusuydu ve birçok isim ortaya atılmıştı. BBC, yaklaşık 30 dakika süren Doctor Who Live: The Next Doctor programıyla 12. Doktor' un hangi oyuncu tarafından canlandırılacağını açıkladı. Yeni Doktor' umuz 1958 doğumlu Peter Capaldi. Kendisi, 10. Doktor David Tennant gibi bir İskoç. Bu arada diziyi yakından takip edenler Capaldi' yi dizinin 4. sezonunda Rome dizisinin setinde çekilen The Fires of Pompeii adlı bölümde canlandırdığı Caecilius rolüyle hatırlayacaklardır. 11. Doktor' un eski yol arkadaşı Amy Pond' u canlandıran Karen Gillan da bu rolü almadan önce yine aynı bölümde Soothsayer rolüyle dizide ilk kez gözükmüştü. Buna başka bir örnek olarak ise 3. sezonda Doktor' un yol arkadaşı Martha Jones' a hayat veren Freema Agyeman' ı gösterebiliriz. Oyuncu, Martha rolünü canlandırmadan önce 2. sezon finalinde Adeola rolüyle karşımıza çıkmıştı. Yeniden Capaldi' ye dönersek, oyuncunun ayrıca Doctor Who' nun spin-off dizisi Torchwood' da John Frobisher rolüyle de bu evrende yer aldığını belirtelim.
Caecilius
1995 yılında yazıp yönettiği 23 dakikalık Franz Kafka's It's a Wonderful Life ile En İyi Kısa Film dalında Oscar alan Capaldi' nin aynı zamanda BAFTA ödülü ve adaylıkları da bulunuyor. Kasım ayında izleyeceğimiz 50. yıl özel bölümünden sonra Peter Capaldi, Noel özel bölümünde 12. Doktor olarak diziye adımını atacak ve gelmiş geçmiş televizyon tarihinin en önemli rollerinden birisini canlandırmaya başlayacak. Capaldi, adının duyurulduğu şu yaklaşık bir buçuk- iki saatten beri kendisine denmedik laf bırakmayan kişilere gerekli cevabı verebilecek mi hep beraber göreceğiz. Ama bana sorarsanız bu konuda oldukça iyimser olduğumu söyleyebilirim. İnternet sayfalarındaki ''Kim lan bu moruk?'' terbiyesizlikleri bir yana oyuncunun dizide Klasik Seri' nin çizgisine daha yakın olan bir retro Doktor portresi çizeceğini düşünüyorum. Şimdiye kadarki en genç Doktor olan Matt Smith' in 2010'da diziye katılmasıyla ve hemen sonrasında kazandığı büyük başarıyla özellikle eski Doktor' ları bilmeyen, unutan ergen yaştaki izleyicilerde oluşan ''Doktor genç olur'' algısını Capaldi' nin paramparça edeceğini hissediyorum aynı zamanda. Bu da karakterin çeşitliliği ve derinliği anlamında beni bayağı mutlu ediyor. Ama ne olursa olsun çok alıştığımız Matt Smith' e elveda demek hepimiz için gerçekten zor olacak çünkü yine bir rejenerasyon kapıya dayanmış durumda artık. Favori Doktor' um David Tennant' ın da 50. yıl için geri döndüğü özel bölüm artık her anlamda büyük bir önem taşıyor bu yüzden. Bize de bu muhteşem bölümü beklemek ve zamanı geldiğinde karışık duygularla arkamızı yaslanıp izlemek düşüyor. O zamana kadar Geronimooo!
Çok değil geçen yılın son aylarında Ben Affleck, The Accountant'ın tanıtımı için verdiği bir röportajda o dönem senaryosunu yazmakta olduğu Batman filminden "The Batman" diye bahsedince ortalık çarşamba pazarına dönmüştü. Her yerde projenin adının "The Batman" olacağı yazıyordu artık. Kısa bir süre sonra Affleck, verdiği bir başka röportajda filmin resmi adının öyle olmadığını, şimdilik projeye öyle dediğini kesin bir dille açıklamıştı. Ancak kulaklar o ismi duymuştu bir kere. Kaldı ki yapımın DCEU'nun ilk solo Batman'i olacak olması bu sade adı mantıklı kılıyordu. Dahası Affleck'in genel olarak adet edindiği çelişkili açıklamaları her ihtimalin mümkün olduğunun bir göstergesiydi ve de halen yeni bir başlık ortaya atılmamıştı. İşte böyle sebepler yüzünden bu isim filmimizin üstüne yapışıp kaldı. Fakat burada konumuz Ben Affleck değil. Evet, The Batman 'den bahsedeceğim ancak odak noktamız 2004-2008 yılları arasında aynı isimle yayınlanan bi...
Bugün benim ilginç bulduğum bir ortak noktaya sahip olan iki ayrı filme değinmek istiyorum biraz. İkisi de herkesin bildiği ve genel olarak sevilen yapımlar. Konu olarak hiçbir alakaları da yok. Biri 2004 yapımı The Machinist (Makinist), biri de 2011 yapımı The Adjustment Bureau (Kader Ajanları). Benim ikisi arasında ortak gördüğüm bağ ise şu: İki film de kendi tarihlerinden önce çekilmiş benzer güzel filmlerin bir buluşması olarak görülüyor. Makinist; Fight Club (Dövüş Kulübü) ve Memento (Akıl Defteri) ' nun, Kader Ajanları ise Inception (Başlangıç) ve Bourne serisinin birleşimi gibi varsayılıyor. Makinist ile başlayalım. Filmin başkarakteri Trevor Reznik, dediğine göre yaklaşık bir yıldır uyuyamamaktadır ve gitgide berbat bir görünüm almaktadır. Başlangıçta onunla iyi geçinen iş arkadaşları onun için endişelidirler. Ancak Reznik yine de hayatını sürdürebilmektedir. İşi dışında, bir hayat kadınıyla ve de...
Ve The Wolverine öncesi serinin son filmi X-Men: The Last Stand/Son Direniş ' e geldik şimdi. (Tamam, bir günlük geç kalmış olabilirim :D) Öncelikle şunu belirteyim yazı öncekilerine göre bir hayli SPOILER yüklü olacak. Üçlemeyi daha önce hiç izlemeyenlerin okumasını önermiyorum bu yüzden. Serinin ilk iki filmini yöneten Bryan Singer, bu sefer Superman Returns' ü çekmeyi tercih edip yönetmen koltuğunu Brett Ratner' a devrediyor. Filme geçersek, Son Direniş bizi 20 yıl öncesini anlatan bir sahne ile karşılıyor. İleride Magneto olacak olan Erik Lehnsherr ile o zamanlar daha yürümekte olan Charles Xavier, Jean' i okullarına almak için Grey ailesini ziyaret ediyorlar ve o zaman daha çocuk olan Jean' in diğerlerinden ne kadar güçlü bir mutant olduğunu görüyorlar. Xavier, ''Bu gücü sen mi kontrol ediyorsun yoksa o mu seni kontrol ediyor?'' diyerek gücünü orantılı ve kontrollü bir şekilde kullanmayı teklif ediyor. Film ilerledikçe Jean Grey...
Yorumlar
Yorum Gönder